Tekrarlayan Düşükler

  • 02 Haziran 2016
  • 232 kez görüntülendi.
Tekrarlayan Düşükler

Çocuk sahibi olmak isteyip de yineleyen düşükler sebebiyle mutsuz olan nice çift var. Bu çiftler günün birisinde anne adayında pıhtılaşma hastalığı bulunduğunu ve bebeğin de bu nedenden dolayı düşüyor olma ihtimalini öğreniyor. Yaşamlarında hiç duymadıkları birtakım test neticelerina göre ve tekrar hiç duymadıkları, genetik bir hastalıkları bulunduğunu öğreniyorlar. Kan sulandırıcı iğnelerle belki bebek sahibi olabilecekleri ifade ediliyor. Gebe kaldıklarında kimilerine aspirin, kimilerine folik asit veya kimi zaman iğne tedavileri tavsiyeliyor. Kafaları karışıyor. Ne yapacaklarını şaşırmış durumda bu mevzuyu bilen birilerini bulmak için çabalıyorlar.

Pıhtılaşma normal bişi midir?

Kanımızın, gerektiği vakit pıhtılaşması elbet normaldir ve sıhhatli hayatamız için gerekmektedir. Bir yerimiz kesildiğinde kanar ve bir müddet sonra kanamanın kendi kendine durduğunu görürüz. Eğer kesilen yerde kanımız pıhtılaşmasaydı ufacık bir kesi neticesi bile kan kayıbından ölebilirdik. Bu sebeple pıhtı oluşumu yaşamımızı kurtaran bir mekanizmadır.

Vücudumuz yalnızca bir kesi gibi yaralanma bulunduğunda pıhtılaşma yapar. Yani durup dururken damarımızda pıhtı olmaz. Hem de pıhtılaşma vakası da yalnızca kesi olan yerde gerçekleşir.

Parmağımızda kanamayı durduran pıhtı bütün damarlarımıza yayılmaz. Yani, diyelim ki parmağımızı kestiysek yalnızca orada pıhtı olur, kanamayı durdurur ve bir müddet sonra da kendi kendine kaybolur.

Pıhtılaşma madem normal sebep birtakım şahıslarda buna hastalık diyoruz?

Ne yazık ki birtakım şahıslar kesi ya da yaralanma gibi bir hal olmasa bile kendiliklerinden pıhtı yapmaya eğilimli olurlar. Bu şahıslarda örnek olarak durup dururken bacak damarında pıhtı oluşabilir. Bacakta kendi kendine kızarıklık, ağrı veya şişme olur. Arada sırada bu damarlarda meydana gelen bir pıhtı yerinden koparak akciğer damarlarına gider ve orada tıkanmaya meydan vereren ciddi problemlere neden olabilir (akciğer embolisi diye tanımladığımız hal). Pıhtılaşma eğilimi olan şahıslarda fazla zaman hareket etmeyen kalabilmek, ameliyat ardından fazla zaman yatakta kalma mecburiluğu, aşırı şişmanlık gibi hallerde pıhtı oluşma riski daha da artıyor. Doğum denetim hapları tüketimi, gebelik, kan çoğunluğu olması gibi haller da tekrar riski artırıyor.

Düşükle pıhtının ne dikkatsi var?

Anne karnındaki bebek, annesine plasenta (eş) ile bağlıdır. Bebek ve anne arasındaki beslenme, kan alış verişi plasentadaki kılcal damarlarla olur. Pıhtılaşma eğilimi hastalığı olanlar gebe kaldıklarında bu kılcal damarlarda çok ufak pıhtılar meydana gelir ve tıkanma yapar. Bu hal bebeğin beslenmesini ve bundan dolayı da gelişimini bozar ve sonucunda düşük olur.

Pıhtılaşmaya eğilim yapan hastalıklar nelerdir?

Pıhtılaşma eğilimi yapan birçok hastalık var. Bunların bir alanı genetik olarak geride bıraktığımız kalıtsal hastalıklardır ve Trombofili olarak adlandırılırlar.

Pıhtılaşma eğilimi bulunduğu nasıl anlaşılacak?

Pıhtılaşma eğiliminden şüphelanılan hastanın ilk önce bir hematolog doğrulusunda değerlendirilmesi gerekmektedir. Pıhtılaşma eğilimi yaratan hastalıkların tanısı kan testleri yapılarak konabiliyor. Antitrombin III eksikliği, Protein S eksikliği, Protein C eksikliği, Faktör V Leiden, MTHFR mutasyonu, protrombin gen mutasyonu pıhtılaşma eğilimi yapanhastalıklardan yalnızca birtakımlarıdır.

Tekrarlayan düşükleri olan kadınlarda aPTT, antikardiyolipin antikorlar, Lupus antikoagülanı gibi testlerin de yapılması gerekmektedir. Hiç şüphesiz bu kadınların tam bir genel muayesebep geçirilmeleri, tam kan sayımı başta olmak suretiyle kan araştırmalarınin de yapılması kuraldır. Trombofili dışında diğer birtakım kan hastalıklarında da pıhtılaşmaya eğilim olabilir. Anne adayında böyle kan hastalıklarının olup olmadığı araştırılmalıdır.

Tedavisi nasıl yapılır?

Pıhtılaşma eğilimi için yapılacak testlerin bir hematolog doğrulusunda istenmesi ve neticelerinin yorumlanması ve tedavi biçiminin de tekrar hematolog doğrulusunda kararlaştırılması lazım olur. Çünkü bu hastalıkların hepsi düşüklerden aynı seviyede mesul değildir. Hangisine ne tedavi yapılacağı bir yandan saptanan hastalığa bir yandan da hastanın daha evvel pıhtılaşma hakkındaki bir vaka yaşayıp hayatadığına bağlıdır.

Mesela MTHFR mutasyonlarının düşüklerderol alıp almadığı oldukça münakaşalı bir mevzudur. Başka bir risk etkeni olmayan ve yalnızca MTHFR mutasyonu olan bir gebeye pıhtı engelleyici iğnelerin uygulanmasına gerek yoktur. Hangi tip hastalıkta hangi tür tedavi verileceği her hastanın kendi özelliklerine göre kararlaştırılmalıdır.

Pıhtı oluşumuna önleyen ilaçlarla sıhhatli bebek sahibi olmak mümkün olabilir. Fakat yineleyen düşüklerde altta yatan sebep her vakit pıhtı meselesi değildir. Anneye ve bebeğe ait birçok diğer sebeple de yineleyen düşükler olabilir. Bu sebeple nasıl bir yol izleneceği hususu kadın doğum eksperı ve hematolog işbirliğiyle yürütülmelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ